Hayatın İlk Üç Ayı

Birinci Aydan Üçüncü Aya Kadar Olan Dönem

Bebeğiniz ikinci ayına girdiğinde, doğum sonrası sizde oluşan korku ve endişenin yerini öz güveniniz alacaktır. Hayatınız onun beslenmesi ve uykuları etrafında dönecektir. Ailenize katılan bu yeni üyenin genel huy ve davranışlarını anlamaya başlayacaksınız. Onun ilk gerçek gülüşü bütün bu emeklerinize değecektir. Bu gülüş önünüzdeki 3 ay boyunca sahip olacağınız mutlulukların sadece küçük bir kısmını oluşturacaktır.

Bebeğiniz 1 ve 4.aylar arasında tamamen size bağlı bir yenidoğandan, aktif tepki gösteren bir çocuğa dönüşecektir. Pekçok yenidoğan reflekslerini kaybedecek ve vücudunu istemli olarak kontrol edebilecektir.

Onu, saatlerce ellerini ve el hareketlerini incelerken bulacaksınız. Ayrıca çevrelerine, özellikle de yakınındaki insanlara artan ilgilerini fark edeceksiniz. Kısa bir sürede sizin sesinizi ve yüzünüzü tanır hale gelecek ve duyduğunda gülümseyecektir. İkinci ile 4.ay arasında size anlaşılmaz cevaplar verecektir. Onun her yeni buluşu ile çocuğunuzun kişiliğinin yeni bir yönünü farkedeceksiniz.

Bazen bebğinizin gelişiminin geriye doğru gittiğini düşüneceksiniz. Örneğin; birkaç haftadır tüm gece boyunca uyumasına rağmen birdenbire her 3 saatte bir uyanmaya başlayacaktır. Bu durumda ne anlamalıyız? Bu durum muhtemelen bebeğinizin önemli bir gelişim basamağını atladığının göstergesidir. Bir iki hafta içerisinde yeniden tüm gece boyunca uyuyacak ve çevresindeki olaylara karşı daha ilgili olacaktır. Bu tür bir gelişim aşaması size bir gerileme gibi görünebilir. Bu durum ilk başta korkutucu gibi olsa da kısa zamanda onu anlamaya ve bu değişim dönemlerinin üstesinden gelmeye başlayacaksınız.

Büyüme ve Gelişme

Fiziksel Görünüm ve Büyüme

Bebeğiniz 1 ile 4 ay boyunca aynı hızda büyümeye devam edecektir. Her ay aşağı yukarı 0.7 ile 0.9 kilo alacak ve 2.51 ile 3.81 cm uzayacaktır. Bu değerler sadece ortalama değerler olup eğer bebeğinizin gelişimi sayfa 165 ile 166 da bulunan normal büyüme eğrileri ile uyumlu ise endişelenmenize gerek olmayacaktır.

Şekil: Dördüncü doğum ayında bebeğiniz başını ve göğsünü tutabilecek ve kendini dirsekleri üstünde destekleyebilecektir.

İkinci ayda bebeğinizin fontanelleri hala açık ve düzdür, fakat ikinci ile dördüncü ayda arka fontanel kapanacaktır. Ayrıca kafası orantısız görülebilir, çünkü kafa vücudun geri kalanından daha hızlı büyür. Bu durum son derece normal olup kısa zamanda bu orantısızlık ortadan kalkacaktır.

İkinci ayda bebeğiniz etrafa bakacak ve hareketlenecektir. Fakat ellerini ve kollarını aktif bir şekilde oynattıkça kasları gelişecek ve yağ tabakası azalacaktır. Kemikleri de hızla büyüyecek, kolları ve bacakları incelecektir. Bu durum onu daha uzun ve ince gösterecektir.

HARAKETLER

Bu dönemin başlangıcında bebeğinizin hareketleri hala refleks olacaktır; örneğin her başını çevirdiğinde kafası eskrimci pozisyonunu alacak (tonik boyun refleksi, sayfa 186) ve yüksek bir ses duyduğunda kollarını açacaktır (Moro refleksi, sayfa 186). Fakat daha önce belirtildiği gibi bu yenidoğan reflekslerinin çoğu ikinci ya da üçüncü ayda gerilemeye başlayacaktır. Refleksleri azalmaya başladıktan sonra daha az aktif gibi görülecektir. Ancak hareketleri daha olgun olacaktır.

Bu erken aylarda en önemli gelişim boyun gücünün artmasıdır, onu karnının üstüne yatırın ve ne olduğunu görün. İlk iki ay kafasını kaldırıp etrafa bakmak için çok çaba harcayacaktır. Başarılı olsa bile sadece bir iki saniye sürecektir. Bu süre onun ağzını ve burnunu yastıktan kaldırmak için gerekli yeterli süre olacaktır.

Şekil: Birinci ayda bebğinizin ellerinden tutup oturma pozisyonuna getirdiğinizde kafası arkaya doğru düşecektir (Bebeğinizi kaldırırken mutlaka başını destekleyin).

Şekil: Dördüncü ayda ise başını tüm yönlerde dik tutabilecektir.

Bu eksersizler onun boyun arkası kaslarını da güçlendirecek böylece 4.ayında kendini dirseklerinden destekleyerek başını ve göğsünü kaldırabilecektir. Bu ona istediği her an etrafına bakma özgürlüğünü veren büyük bir gelişmedir. Bu durum sizin için de sevindirici bir gelişmedir, çünkü onu taşırken kafasını desteklemenize gerek kalmayacaktır.

Ön boyun ve karın kaslarının gelişmesi daha uzun zaman aldığı için bebeğinizi sırt üstü yatarken kafasını kaldırması daha geç dönemde olacaktır. Birinci ayda ellerinden tutup onu oturma pozisyonuna getirdiğinizde kafası arkaya düşecektir. Fakat 4.ayda tüm yönlerde kafasını dik tutabilir.

Bebeğinizin bacakları da güçlenerek daha aktif hale gelecektir. İkinci ayda yenidoğan pozisyonunda bacaklarını açabilecek duruma gelecektir. Tekmeleri hala refleks olsa da kısa zamanda güç kazanacaklar ve üçüncü ayın sonunda kendini önden arkaya tekmeleyebilir duruma gelecektir (fakat 6.aya kadar önden arkaya dönemez). Ne zaman döneceğini tahmin edemeyeceğiniz için bez değiştirme masasının üzerine ya da yerden yüksek bir pozisyonda olduğunda daha çok dikkat etmeniz gerekecektir.

Altıncı haftada adımlama refleksi kaybolacaktır. Bebeğiniz yürümeye hazır olana kadar tekrar adım attığını göremeyebilirsiniz. Üç ile dördüncü ayda bacaklarını kendi isteği ile kıvırıp düzleştirebilir. Ayakları üstüne kaldırıp yere koyduğunuzda kendini aşağıya doğru itip bacaklarını düzleştirerek kendi başına ayakta durmaya çalışır (sizin sağladığınız denge dışında). Daha sonra dizlerrini kırarak kendini hoplatabildiğini farkeder.

Bu ilk 3 ay boyunca bebeğinizin el ve kol hareketleride gelişecektir. Başlangıçta elleri baş parmağını içeriye kıvırabilecek şekilde yumuktur ve o parmakları açıp içine obje yerleştirirseniz otomatik olarak kavrayacaktır. Ancak onu sallayamaz ve ağzına götüremez. Şans eseri ellerini görebileceği mesafeye getirdiğinde ellerini inceler fakat muhtemelen onları yüzüne kendisi getiremez.

Değişikliklerin çoğu 1–2 ay içinde gelişir. Birdenbire elleri açılır kolları düzleşir ve üçüncü ayda elleri yarı açıktır, ellerini dikkatlice açıp kapattığını farkedersiniz.

Şekil: Ne zaman döneceğini fark edemeyeceğiniz için daha fazla dikkatli olmalısınız.

Şekil: Bu dönemin sonunda en önemli hareketler

Karın üstüne yattığında kafasını ve gövdesini kaldırır

Karın üstü yattığında kolları ile üst vücudunu destekler

Yatar pozisyonda bacaklarını gerer ve tekmeler

Ellerini açıp kapatabilir

Düz bir yere bastırdığınızda adımlar

Ellerini ağzına götürür

Sallanan bir objeyi eliyle kavrar

El oyuncaklarını kavrar ve sallar

Avucuna bir çıngırak koyun, bebeğiniz onu kavrayacak ve ağzına götürecektir. Tamamen inceledikten sonra bırakır (oyuncak ne kadar hafifse o kadar kolay kontrol eder). Ellerini incelemekten hiçbir zaman sıkılmaz ve onları inceleyerek uzun zaman geçirebilir.

Sürekli ellerini ağzına götürmeye çalışsa da ilk zamanlarda başarısız olur. Parmakları hedefe ulaşsa da çabucak ayrılır. Fakat dördüncü ayında bu oyunda bir prıfesyonel olur ve başparmağını ağzına götürerek istediği kadar orada tutabilir.

Bu dönemde eline bir çıngırak verdiğinizde onu sallayabilir, ağzına götürebilir, hatta bir elinden diğerine geçirebilir.

Bebeğiniz artık tüm vücuduyla uzanabilir. Başının üstüne bir oyuncak astığınızda elleriyle ve bacakları ile uzanıp kavramaya çalışır. Yüzü konsante olmuştur hatta kafasını hedefe yöneltebilir. Yeni becerilerini öğrendikçe tüm vücudu onun heyacanını paylaşır.

GÖRME

Birinci ayında bebeğiniz hala 30 cm ilerisini göremez, fakat bu mesafe içerisindeki her şeyi dikkatlice inceler. En sevdiği görüntü insan yüzüdür, onu kollarınıza aldığınızda otomatik olarak yüzünüze özellikle de gözlerinize yönelir. Gözlerinize bakışı gülmesine neden olacaktır. Zamanla görüş alanı genişleyecek böylece yüz ifadelerine yönelecek; ağzınız, çeneniz ve yanaklarınız ilgisini çekecektir. Kırılmayan bir aynayı beşiğinin içine yerleştirin, siz yanında değilken kendisini oyalar.

İlk haftalarında bebeğiniz objeleri takip etmekte zorlanacaktır. Oyuncağı gözünün önünde salladığınızda odaklanamayacaktır.

Şekil: İki ay içinde bebeğinizin gözleri daha koordine olur. Hareketleri takip etme ve odaklanmayı aynı anda yapabilir.

Fakat bu durum iki ay içerisinde değişecektir. Kısa sürede hareketli bir objeyi takip edebilecek hale gelir. Bu artmış görsel koordinasyon ona derinlik persepsiyonunu da kazandırır. Böylece objeleri ona doğru ya da ondan uzağa hareket ettirdiğinizde bile takip edebilir. Üç aylık iken el ve kol kontrolünü de sağlayabileceği için takip ettiği objeleri kavramaya çalışır; bir dönem amacına ulaşamaz fakat egzersiz yaparak el kol koordinasyonunu geliştirecektir. Eğer bebeğinizin gözleri üç ayın sonuna kadar koordine hareket etmiyorsa çocuk doktorunuza danışın.

Bu dönemde bebeğinizin görüş uzaklığı da gelişir. Size odanın ucundan bile gülümseyebilr. Dördüncü ayda onu televizyona bakarken ya da pencereden dışarıyı izlerken bulacaksınız. Bunlar onun görüş açısının doğru yönde geliştiğinin işaretleridir.

Bebeğinizin renk görüşüde aynı hızla gelişecektir

BU Dönem Sonunda En Önemli Görsel Gelişmeler

Yüzleri dikkatlice inceler

Hareketli objeleri takip eder

Tanıdık obje ya da insanları farkeder

El ve göz koordinasyonu kurar

Birinci ayda parlaklığa duyarlıdır. Kontrast renlklere ya da siyah veya beyaza bakmaya eğilimlidir. Dört aylık iken bebeğiniz tüm renk ve tonlarına tepki gösterir hale gelir.

Görüş açısı geliştikçe bebeğiniz ilgi çekici şeylere yönelecektir. Bir aylık iken en sevdiği şekiller basit düz çizgiler iken 3.ayda daha çok dairesel şekillere ilgi gösterecektir.

Bu dairelerden ve kıvrımlardan oluşan yüzlerin ona neden ilginç geldiğinin nedenidir.

Duyma ve Ses Çıkarma

Bebeğiniz nasıl insan yüzünü diğer objelere tercih ediyorsa insan sesini de diğer seslere tercih eder. Sıcaklık, rahatlık ve yemekle ilişkilendirdiği için anne sesine duyarlıdır.

Kendinizi bebeğinizle konuşurken dinleyin. Sesinizi yükselttiğinizi, konuşma hızınızı yavaşlattığınızı, bazı noktaları abarttığınızı, gözlerinizi ve ağzınızı normalden fazla açtığınızı farkedeceksiniz. Bu yaklaşımın tüm bebeklerin dikkatini çekmesi garantidir. Onun gülümsemesiyle sonuçlanacaktır.

Bu Dönemin Sonunda Önemli Duysal Gelişmeler

Sizin sesinize gülümser

Anlamsız sesler çıkarır

Bazı sesleri taklit eder

Sesin olduğu yöne doğru döner

Birinci ayda siz başka bir odada olsanız bile sizin sesinizi tanır. Siz onunla konuştukça kendini güvende, rahat ve mutlu hisseder. Size güldüğünde yüzünüzdeki mutluluğu farkeder ve konuşmanın iki yönlü bir iletişim olduğunu anlar. Bu ilk karşılıklı konuşmalar ona iletişimin temel kurallarını öğretir.

Yaklaşık ikinci ayda bebeğinizin sesli harfleri tekrar ettiğini farkedersiniz (ah-ah-ah, ohh-ohh-ohh). Bu dönemde kolaylıkla bebek konuşmasına adapte olabilirsiniz, fakat yetişkin konuşması ile bebek konuşmasını karıştırarak konuşmalısınız. Altıncı aydan itibaren ise bebek konuşmasını terk etmelisiniz.

Dördüncü aydan sonra bebeğiniz anlamsız sözler çıkaracaktır, çıkardığı bu seser karşısında heyecanlanacak ve aynı zamanda ses tonunuza daha duyarlı olacaktır. Beraber zaman geçirdikçe sizin sesinizden ne zaman besleneceğini, altının değiştirileceğini, yürüyüşe çıkarılacağını veya uyuyacağını anlayacaktır. Onunla konuşma şekliniz sizin o anki duygu durumunuzla ilgili çok şey söyler. Onun size tepkisi, size onunla ilgili çok şey anlatacaktır. Eğer rahatlatıcı bir şekilde konuşursanız size gülümseyecektir. Bağırdığınızda ya da kızdığınızda ise ağlayarak cevap verecektir.

Emosyonel ve Sosyal Gelişim

İkinci ayında bebeğiniz zamanının çoğunu etrafındaki insanları seyrederek ve dinleyerek geçirecektir. Etrafındaki kişilerin onu eğlendireceğini, doyuracağını ve rahat ettireceğini öğrenir. Ona gülümsenildiğinde mutlu hisseder ve kendisinin de gülümseyebileceğini fark eder. İlk aylardaki sırıtmalar ikinci ayda daha dost canlısı gülümsemelere dönüşür.

Onun ilk gerçek güşüyle karşılaştığınız an hem sizin hem de bebeğinizin önemli bir dönüm noktasıdır. Eğer aklınıza uykusuz geceleriniz ve ilk haftaların huzursuzluğu ile ilgili en ufak bir endişe geliyorsa bu ilk gülücüklerin herşeye dseğer olduğunu göreceksiniz. Devamının gelmesi için tüm gücünüzle herşeyi yapacaksınız.

Bu şekilde bebeğiniz sadece dudaklarını oynatarak iki yönlü iletişime geçebileceğini anlayacaktır. Gülme ona aynı zamanda ağlamanın yanında ihtiyaçlarını anlatabilmek için ikinci bir seçenek sağlayacaktır.

İlk başlarda bebeğiniz direk olarak size gülümsemez, bunun sizi rahatsız etmesine izin vermeyin. Sizden uzağa bakması ona bir tür kontrol sağlar ve sizden aşırı etkilenmesini engeller. Bu sayede sizin yüz ifadenize ses tonunuza vücut sıcaklığınıza ve onu tutuş şeklinize eşit ilgi gösterecektir. Onunla daha çok zaman geçirdikçe size olan dikkati daha da artacaktır.

Üçüncü ayda bebeğiniz gülümseyerek iletişim kurma konusunda usta olur. Bazen size kocaman bir gülücükle iletişimin başlamasını sağlar.

Şekil: Bir birinizi tanıdıkça size olan dikkati artacaktır.

Bazen siz ona bir gülücük ya da konuşma ile ilgi gösterene kadar sadece yatar ve bekler, yüzünüzü inceler. Bu diyaloglara tüm vücudu ile katılır ellerini açar kollarını kaldırır konuşmanın ritmine göre ayaklarını hareket ettirir yüz hareketleri ile sizi taklit eder. Siz konuştukça ağzını ve gözlerini açar, dilinizi çıkarırsanız o da aynısını yapabilir.

Bebeğiniz elbette herkesle arkadaşça bir iletişim içerisinde olmayacaktır. Erişkinlere benzer şekilde bazı insanları diğerlerine tercih edecektir. Ve doğal olarak tercih ettikleri ailesi olacaktır. Daha sonra, 3–4 ay civarında diğer çocuklar tarafından ilgi duyulan birisi olacaktır. Eğer kız veya erkek kardeşine sahipse, onunla konuşmaya başlar başlamaz yüzünde mutlu bir gülümseme göreceksiniz. Caddeden veya televizyondan gelen sesleri işittiğinde onları bulmaya çalışacaktır. Büyüdükçe çocuklara olan bu ilgisi daha da artacaktır.

Büyükkanneler ya da akrabalar ilk başta tereddütlü bir gülümseme ile karşılaşırlar, fakat bu durum bebeğinizle oynadıkça anlamsız sözcüklere ve vücut konuşmasına dönüşür. Yabancılar meraklı bir bakışla karşılanır. Bu seçilmiş davranış tarzı bu genç yaşında bile bebeğinizin kişileri hayatında konumlandırmasının göstergesidir. İşaretler çok belirgin olmasa bile hiç şüphe yok ki bebeğiniz kendisine en yakın kişilere çok bağımlıdır.

Bebeğiniz büyüdükçe ikinizin arasındaki iletişim onun istekleri doğrultusunda olacaktır. Genel olarak ihtiyaçlarının üç düzeyi onun karakterinin farklı yönlerini gösterir;

1-İstekleri acil olduğunda-örnneğin acıktığında ya da ağrısı olduğunda sizi kendi özel yöntemleri ile uyaracaktır, muhtemelen bağırarak ağlayarak, zamanla bu sinyalleri çabucak anlayacaksınız ve genellikle kendisi ne istediğini anlamadan onu rahatlatacaksınız.

2-Bebeğiniz uyurken ya da kendini eğlendirirken onun tüm ihtiyaçlarını o an için karşıladığınızı düşüneceksiniz, bu size diğer işlerinizle ilgilenmek için fırsat tanıyacaktır. Kendi kendine oynadığı zamanlarda yeni becerilerini gözlemlemek size harika fırsatlar yaratacaktır.

3-Hergün belirli aralıklarla bebeğinizin tüm ihtiyaçlarını karşılamanıza rağmen yine de sinirli ve huzursuz olacaktır. Muhtemelen ne istediğini bilmiyor ve onunla oynamak, konuşmak, şarkı söylemek ve sallamak onu rahatlatacaktır. Bu kısır döngüyü onu besleyerek ya da dışarıda gezdirerek kırabilirsiniz.

Bu sayede bebeğinizin nasıl sallanmak istediğini, hangi ses tonunu daha çok sevdiğini, neye bakmaktan hoşlandığını öğreneceksiniz. Bebeğiniz ise istediği tepkiyi alabilmek için ne yapması gerektiğini, onu memnun etmek için ne kadar çabalayacağınızı ve sabrınızın limitlerini öğrenecektir.

Zamanla bebeğinizin acil ihtiyaçları azalacak ve daha uzun süre kendini oyalayabilecektir. Bunun bir sebebi sizin bebeğinizin davranışlarından daha onun ihtiyacı doğmadan bunları karşılamanız, bir diğer nedeni ise bebeğinizin sinir sisteminin olgunlaşması ile günlük stresleri daha iyi tolere edebilmesidir. İhtiyacını karşılamanın en zor olduğu dönemler muhtemelen birkaç yıl daha sürecektir. Fakat daha aktif oldukça bu huzursuz anlarını kendi kendine tolere etmeyi öğrenecektir.

İlk aylarda çok fazla ilgi göstererek bebeğinizi şımartma konusunda endişelenmeyin. Onu yakından inceleyin ve size ihtiyacı olduğunda cevap verin. Onu her seferrinde rahatlatamayabilirsiniz. Fakat ona nekadar değer verdiğinizi göstermek en iyisidir. Hatta ilk 6 ay boyunca bebeğinizin huzursuzluklarına ne kadar iyi cevap verirseniz büyüdüğünde istekleri o kadar azalacaktır. Bu yaşta isteklerinin en önemli sebebebi kendisini güvende hisstmek istemesidir. Bu güven hissini bu yaşta sağlamak, gelecekte bebeğinizin kendine olan güvenini artıracak ve zamanla sizden ayrılmasını ve kendi başına güçlü bir insan olmasını kolaylaştıracaktır.

Bu döneminn sonunda en önemli sosyal/duygusal gelişmeler

Sosyal bir gülümseme geliştirir

Başka insanlarla oynamaya başlar ve bittiğinde ağlar

Yüzünü vücudunu iletişimde kullanmaya başlar

Yüz ifadeleri ve hareketleri taklit etmeye başlar

Temel Bakım

BESLENME

İdeal olarak bebeğiniz anne sütü ya da mama almaya 4 ile 6.aya kadar devam edecektir. Aldığı miktar yavaşça ikinci ayda 120–150 ml’den dördüncü ayda 150–180 ml’e çıkacaktır. Dördüncü ayın sonunda günlük alımı 900 ml bulmalıdır. Genellikle bu miktar onun beslenme ihitiyaçlarını bu yaşta karşılamaya yeterlidir. Yeterli beslemenize rağmen bebeğiniz hala açsa çocuk doktorunuza danışınız. Emzirilen bir bebek kilo almıyorsa süt miktarınız azalmış demektir. Birtakım teknikler süt miktarını arttırmak için kullanılabilir. Eğer yeterli miktarda süt alıyor ama hala açsa doktorunuz size katı gıdaları başlamanızı önerebilir. Katı gıdalar bu dönemin sonunda başlanmalıdır. Küçük bebekler gıdaları dilleri ile dışarı itmeye eğilimli olduklarından kaşıkla beslemek zor olabilir. Ayrıca küçük bebekler bazı katı gıdaları tolere edemez. Eğer katı gıda başlamanız gerekirse en az allerjik olanı seçin, ve bunu mama ya da anne sütü ile mümkün olduğunca seyreltin. (Katı gıdalar hakkında daha fazla bilgi için 8.böküme bakın).

Bebeğinizin diyetinde bir değişiklik yapmamanıza rağmen bu aylarda bağırsak hareketlerinde bir değişiklik hissedebilirsiniz. Bu dönemlerde besinler bağırsaklarında daha uzun süre kalır ve daha fazla miktarda besini geri emer. Bu sayede dışkısı daha katı olma eğilimindedir. Gastrokolik refleksi azaldığı için artık her beslenmeden sonra kaka yapmayacaktır. (Bağırsak hareketleri sayfa 77).

*Akademi eksperleri arasında bu konu ile ilgili görüş ayrılığı mevcuttur. Anne sütü ile beslenme bölümünde 6 aya kadar anne sütü alımı öneriliyor, fakat beslenme komitesi tamamlayıcı besinlere başlamayı 4–6 ay arasında öneriyor.

Sağlıklı Gelişim İzlemi

Her bebek kendine özgü bir hız ve şekilde büyüse de bazı önemli gelişim noktalarına ulaşmasındaki yetersizlik, önem verilmesi gerekli medikal ya da gelişimsel problemlerin uyarıcısı olabilir. Aşağıdaki uyarılardan herhangi birisini bebeğinizde gözlüyorsanız çocuk doktorunuza başvurunuz;

Dördüncü ayın sonunda hala moro refleksinin alınıyor olması

Yüksek seslere tepki vermemesi

İkinci ayda ellerini fark etmemesi

İkinci ayda sizin sesinize gülümsememesi

2-3.ayda hareketli objeleri takip etmemesi

3.ayda objeleri yakalayıp tutmaması

3.ayda insanlara gülümsememesi

3.ayda kafasını tutamaması

3-4.ayda oyuncaklara uzanıp yakalayamaması

3-4 ayda anlamsız sesler çıkarmaması

4.ayda objeleri ağzına götürmemesi

4.ayda anlamsız sözler çıkarması fakat sizin sözcüklerinizi taklit etmemesi

4.ayda düz bir yüzeye bastırıldığında basma eylemini yapmaması

Bir ya da iki gözünü tüm yönlere hareket ettirememesi

Gözlerinin çoğu zaman şaşı bakması (ilk bir ayda rastlantısal kısa süreli kaymalar normaldir)

Yeni yüzlere dikkat etmemesi ya da onlardan korkması

4-5.ayda hala tonik boyun refleksinin olması

1-3 Ay İçin Uygun Oyuncak ve Aktiviteler

Yüksek kontrast şekilli kitaplar

Parlak değişken şekiller

Beşiğin içine yerleştirilecek kırılmaz aynalar

Çıngırak

Bebeğinize şarkı söylemek

Müzik

2–3 ay arasında hem mama alan hem de anne sütü alan bebeklerin dışkı sayıları dramatik olarak azalacaktır; bazı anne sütü alan bebekler 3 ya da 4 günde bir dışkılayacaktır. Az bir grupta bu sıklık haftada bir olabilir. Bebeğiniz iyi beslendiği, kilo aldığı ve dışkısı çok sert ve kuru olmadığı sürece bu sorun teşkil etmeyecektir.

Uyku

İkinci ayda bebeğiniz daha alert ve sosyal olacaktır ve gün içerisinde daha fazla uyanık kalacaktır. Bu durum onu akşam daha yorgun hale getirecektir. Aynı zamanda mide kapasiteside artacak bu sayede daha az sıklıkta beslenecek ve sonuçta gece yarısı beslenmeleri azalacak ve gece 10 dan gün ışıyana kadar uyuyabilecektir. Üçüncü ayda çoğu (fakat hepsi değil) tüm gece boyunca uyur (7–8 saat).

Eğer bebeğiniz 3 aylık iken tüm gece boyunca uyumuyorsa onu gün içerisinde daha az uyutarak gece uykularını arttırabilirsiniz. Bu zamanlarda onunla aktif olarak oynayın ve onu mutfakta ve oturma odasında ailenin diğer fertleri ile birleştirin ki, uyku saati gelmeden uyumaya başlamasın. Yatmadan hemen önce beslenme miktarını arttırın ki, acıktığı için erkenden kalkmasın.

Bebeğiniz uygun bir uyuma ritmi geliştirmiş olsa da problemler gelişebilir. Örneğin gündüz ve geceyi karıştırması bu nedenle de gündüz uyuması tipiktir. Bu durum uyarı olmadan gelişmiş gibi görünse de aslında birkaç günde gelişir. Bebek gündüzleri daha çok uyumaya başlar bu ise gece daha az uyumasına neden olur. Eğer gece uyandığında rahat ve toksa bu yeni uyku düzenine doğal olarak adapte olur. Bu alışkanlığı kırmak ya da önlemek için gece uyandığında bebeğinizi mümkün olduğunca çabuk uyutun. Işıkları yakmayın onunla konuşmayın oynamayın. Eğer onu doyurmanız ya da altını değiştirmeniz gerekiyorsa mümkün olduğunca onu rahatsız etmemeye çalışın. Gün içerisinde onu mümkün olduğunca uyanık tutmaya çalışın ve gece 10–11 den önce yatırmayın. Unutmayın ki bu dönemde bebekler sırt üstü yatırılmalıdır. Eğer sabırlı ve kararlı olursanız uyku ritmi düzene girecektir (Bakınız; bebeğinizin uyumasına yardımcı olmak sayfa 67).

Çoğu bebek çok erken uyanır. Bu problem pencerelere güneş ışığını önleyen perdeler konularak önlenebilir. Bu sayede bebek uyandığında birkaç dakikalık huzursuzluğun ardından tekrar uykuya dalacaktır. Eğer bu işe yaramaz ise gece bir saat daha geç yatırılabilir.

Ne yazık ki tüm bebekler gündüz geç saatlere kadar uyuyamaz; bazıları otomatik olarak uyanır ve bu nedenle güne kuşluk vakti başlar. Eğer bu bebeğinizin uyku paterni ise onun takvimine uymaktan başka çareniz yoktur. Büyüdükçe (6-8 ay) beşiğine sevdiği oyuncakları koyarak onu bir miktar daha oyalayabilir böylece biraz daha uyuyabilirsiniz.

Bazen bebeğinizin uyandığında hafif bir uyuklama halinde olduğunu düşünebilirsiniz. Huzursuz olabilir, ağlayabilir fakat hala uyku halindedir. Ya da uyanır ama yalnız bırakılırsa uyuyacak gibidir. Sakın bu dönemde onu rahatlatma hatasına düşmeyin; sadece onu daha fazla uyandırır ve uyumasını geciktirirsiniz. Bunun yerine birkaç dakika ağlamasına izin verirseniz kendi kendine uykuya dalmayı öğrenecektir. Bazı bebekler uykuya dalmadan önce enerjilerini atmak için ağlarlar. 15-20 dakikalık huzursuzluk ve ağlama dönemi bebeğinize zarar vermez, sadece açlıktan, ağrıdan ve altı ıslak olduğu için ağlamadığından emin olunuz. Onu bir iki dakika ağlatmak bile zor olsa da uzun dönemde ikiniz için de daha iyi sonuçlanacaktır.

Kardeşler

İkinci ayda evde yeni bebek olmasına siz alışmış olsanız da büyük çocuğunuz adapte olmakta hala sıkıntı çekiyor olabilir. Özellikle eğer bebeğiniz ikinci çocuğunuz ise, ilk çocuğunuz evdeki ilgi odağı olmasını kaybetmekten rahatsız olabilir.

Şekil: Net ve kararlı kurallar koyun, örneğin izin almadan bebeği kaldıramaz.

Ailenin ilgi odağı olmadığı için bu pozisyonu geri kazanmak için herşeyi yapabilir-genellikle uygunsuz davranışlar.

Bazen büyük çocuğunuz kızgınlığını geri cevap vererek, yapmaması gerektiğini bildiği birşeyi yaparaak ya da bağırarak gösterir. Aynı zamanda yatağını ıslatabilir ya da tuvalet eğitimi olmasına rağmen altını ıslatabilir. Her ebeveynin onunla gün içerisinde beraber zaman geçirmesi bu problemleri çözmeye yardımcı olacaktır.

Eğer büyük çocuğunuz kızgınlığını bebeğiniz üzerinde yoğunlaştırıyorsa-biberonunu çekmek ya da ona vurmak- o zaman daha net davranmanız gerekir. Oturun ve onunla konuşun ve kendinizi “keşke bebek hiç buraya gelmeseydi” gibi sözlere hazırlayın. Onu hala çok sevdiğinize inandırın ve bebeğe zarar vermemesi gerektiğini açıklayın. Onu aile aktivitelerine katmak için çaba sarfedin. Onu bebekle oynaması için teşvik edin. Ona özel bebekle ilgili görevler vererek kendini büyük çocuk olarak önemli hissetmesini sağlayın, örneğin; bez torbasını taşımak oyuncaklarını kaldırmak ya da bebeğin giyimine yardımcı olmak gibi. Aynı zamanda net ve kararlı kurallar koyun, örneğin izin almadan bebeği kaldırmamak gibi.

Sağlık İzlemi

2-4 ay arası içerisinde aşağıdaki medikal problemler sık görülür. Tüm çocukluk boyunca görülebilecek hastalıklar ve durumlar için bölüm 2’e bakınız.

İshal: (Ayrıca bakınız ishal sayfa 463). Eğer bebeğinizin ishal sonrası takip eden bir ve ikinci gününde kusması oluyorsa muhtemelen viral bir bağırsak enfeksiyonu geçiriyordur. Eğer emziriyorsanız doktorunuz muhtemelen emzirmeye devam etmenizi söyleyecektir. Eğer biberonla besliyorsanız çoğu durumda mamaya devam edebilirsiniz fakat bazı durumlarda doktorunuz, bebeğin alımını bazı özel elektrolit içeren solüsyonlar ile dengeleyebilir (tuz, potasyum). Soya bazlı formulalar kullanmanızı önerilebilir. Bunun nedeni ishalin inek sütündeki şekeri sindiren enzimleri yok etmesidir.

Kulak enfeksiyonları: (Ayrıca bakınız orta kulak enfeksiyonları sayfa 537). Kulak iltihapları daha büyük bebeklerde daha sık görülse de 3 ayın altında da görülebilir. Kulağı burun boşluğuna bağlayan tüp daha kısa olduğu için bebekler kulak enfeksiyonu geçirmeye daha yatkındır. Eğer enfeksiyon ciddi şekilde tedavi edilmezse kulak zarı yırtılır ve enfekte sıvı kulak kanalından dışarı akar. Ancak düzgün tedavi ile kalıcı hasar bırakmadan kulak zarı iyileşir.

Kulak enfeksiyonunun ilk işareti genellikle akşamları görülen huzursuzluktur. Bebeğiniz aynı zamanda kulağını çekebilir, enfeksiyon ilerledikçe ateşe sebeb olabilir. Eğer bebeğinizin kulak enfeksiyonundan şüpheleniyorsanız doktoruna başvurun. Eğer kulak muayenesinin sonunda iltihap olduğu görülüyorsa size uygun dozda sıvı asetaminofen önerebilir. (Ona aspirin vermeyein çünkü Reye sendromu denilen ciddi bir beyin hasarına neden olabilirsiniz, bakınız sayfa 623). Çocuk doktorunuz antibiyotik de önerebilir.

Göz enfeksiyonları: Bebeklerde konjonktivit ya da pembe göz genellikle viral ya da bakteriyel enfeksiyona bağlı gelişir. Bebeklerde enfeksiyon genellikle Klamidya ile ilişkilidir ve bebek doğum kanalından geçerken bulaşır. Bebekler doğduğunda uygulanan göz damlaları bu enfeksiyonu tedavi edemeyebilir. Bu nedenle buruna, boğaza ve akciğere yayılmasını ve zatüreyle sonuçlanmasını engellemeyebilir. Bu tehlike nedeni ile doğum sırasında Klamidyaya maruz kalan bebekler Eritromisin isimli bir ağızdan kullanılan antibiyotik ile tedavi edilirler. Şişlik, kızarıklık ya da akıntı gibi göz enfeksiyonunun tüm işaretleri görüldüğünde derhal doktorunuza danışmalısınız. (Daha fazla bilgi için bakınız göz enfeksiyonları sayfa 551).

Gastroözefageal reflü (GER): Mide içeriği özefagusa (yiyeceklerin ve sıvıların boğazdan mideye taşındığı tüp) geri kaçması ile gelişen bir durumdur. Reflü denilen bu durum, sfinkter (özefagus ve mideyi ayıran kapakçık) gevşek olduğunda gelişir ve yiyecek geldiği yöne doğru geri kaçar.

Son zamanlarda yapılan araştırmalar GER’nün çocuklarda tahmin edilenden daha sık görüldüğünü ortaya koymaktadır. Bu çocuklarda; yemekten kısa süre sonra kusma, öksürme atakları, huzursuzluk, yutma güçlüğü ve gelişme geriliği görülebilir. Bu problemi en aza indirmek için bebeğinizi beslerken sık sık gazını çıkarın. Bu durum bebeğiniz yatarken daha da ciddileşebileceği için bebeğinizi besledikten sonra en az yarım saat yatırmayın. Karınlarının üztüne yattıklarında sırt üstü yatışlarına göre daha az bulguya neden olur. Fakat SIDS (Ani bebek ölümü sendromu) ile ilgili sıkıntılar nedeniyle bebeğinizi karın üstüne yatırmayın.

Durumu rahatlatmak için doktorunuz hipoallerjik bir mamaya geçmeyi önerebilir; sizden beslenmeye başladıktan sonraki bir iki hafta içerisinde bulguların azalıp azalmadığını kontrol etmenizi isteyecektir. Kusan bebeklerde bazen inek sütü allerjisi görülebilir. Mama değişikliği bu durumda yardımcı olabilir.

Döküntüler ve cilt lezyonları: İlk ayda görülen döküntülerin çoğu ikinci ve üçüncü ayda da devam edebilir. Aynı zamanda birinci aydan sonra egzema gelilşebilir. Egzema ya da atopik dermatit (bakınız egzema sayfa 626) kuru, pullu ve genellikle kırmızı lezyonlara neden olur ve genellikle yüzde, dirseklerin arkasında ve dizlerin arkasında görülür.

Büyük Anne ve Büyük Babalar İçin

Büyük anne ve büyük baba olarak sizin ailedeki rolünüz sadece yenidoğan bebek, anne ve baba için değil aynı zamanda evin diğer büyük çocukları için de çok önemlidir. Büyük çocuklar için daha fazla ilgi gösterdiğinizden emin olun. Anne ve baba yenidoğan bebekle ilgilenirken yedek oyuncu gibi davranın. Siz bu sırada büyük çocuğu içeren aktiviteler hazırlayabilirsiniz. Örneğin kardeşler için;

Marketlere yolculuk düzenleyebilirsiniz

Araba gezileri

Müzik dinlemek ya da hikaye okumak

Büyük annenin evinde uyumak

Daha öncede bahsettiğimiz gibi (sayfa 215,290,335 ve 343) kızınıza yardım etmekte ve böylece aileye yeni katılan bu küçük üyeye uyumda önemli bir oynarsınız. Onlara alışverişte, temizlikte ve diğer işlerde yardımcı olun. Aynı zamanda fazla ısrarcı olmadan kendi deneyimlerinizi aktarın, örneğin; ağlamanın normal olduğunu anlatmak, bağırsak hareketlerinin şekli ve ciltteki renk edeğişiklikleri gibi. Yeni anne babalar için bebek sürekli ağladığında ve rahatlatılması zor olduğunda korkuya neden olacaktır. Bu dönemde onlara destek sağlayın ve eğer mümkünse bebeği dışarı çıkararak aileye nefes almaları için fırsat tanıyın. Büyük anne ve büyük babanın tecrübeleri ve yardımları yeni anne baba için rahatlatıcı ve hayat kurtarıcı etkiye sahiptir.

Bebeğin Beyin Gelişimini Uyarmak:

Bir Üç ay Arası Dönem

Bebeğiniz büyüdükçe sağlıklı beslenme uygulayın; periyodik bakımlarını ve aşılamalarını doğru bir merkezde sağlayın

Devamlı sıcak fiziksel ilişki kurun-sarılma cilt cilde vücut vücuda temas-bebeğinizin güven hissinin bu şekilde oluşmasını sağlayın. Onu giydirirken, yıkarken, beslerken ve oynarken onunla konuşun ya da şarkı söyleyin. Onun mimiklerine ya da çıkardığı seslere cevap verin

Bebeğinizin ritmine ve duygu durumuna karşı dikkatli olun, seslerini öğrenin ve ona mutlu veya üzgün olduğunda cevap verin. Bebekler şımartılamaz.

Oynaması için farklı şekil ve renkli objeler bulundurun, ona çocuk kitapları ve aile resimleri gösterin

Sizin yüzünüz onun için en ilginç görüntüdür. Mimik ve selerinizle iletişim kurun.

Beşiğine kırılmaz bir ayna koyun, böylece kendi yüzünü öğrensin

Eğer yabancı bir dil konuşuyorsanız evde de kullanın

Stres ya da travmatik olaylardan bebeğinizi uzak tutun

Bebeğinize bakan diğer insanların bebeğe karşı olşturulacak sevginin ve rahatlatıcı ilişkinin ne kadar önemli olduğunu anladığından emin olun

Lezyonlar son derece kaşıntılıdır bebeğinizi huzursuz eder. Evde bulunan losyon ya da kremleri doktorunuza danışmadan kullanmayın. Tekrarını önlemek için sadece katkısız sabun kullanın. Yünlü giyecekler giydirmeyin. Sık yıkamak cildini kurutacağı için haftada üçten fazla yıkamayın.

RSV Enfeksiyonları: Pekçok aile bunu duymamış olsa da çocuklarda alt solunum yolu enfeksiyonlarının en sık nedenidir. Akciğerleri ve solunum yollarını enfekte ederek bir yaşın altında bronşiolit ve zatürenin en sık nedenidir. RSV enfeksiyonu en sık 2-8.ayda görülür ve bu dönemde hastaneye yatışların en sık nedenidir.

RSV yüksek düzeyde bulaşıcıdır ve genellikle sonbahardan ilkbahara geçiş döneminde görülür. Bulguları soğuk algınlığına benzer; akıntılı burun, hassas boğaz, hafifi öksürük ve ateş vardır. Anormal soluk alıp verme ve hırıltı da eşlik edebilir.

Eğer bebeğiniz prematüre ya da kronik akciğer hastası ise RSV gelişimi açısından daha yüksek riske sahiptir. Prematüre bebekler akciğerleri gelişşmediği için ve annelerinden yeterince antikor alamadıkları için RSV enfeksiyonu ile başa çıkamazlar.

Eğer bebeğiniz yüksek risk katagorisinde ise RSV enfeksiyonundan korunma yolları:

Bebeğinizi kucağınıza almadan önce ellerinizi ılık su ve sabunla yıkayın,

Grip ya da soğuk algınlığı olduğunuzda bebeğinizle olan temasınızı azaltın.

Kardeşleri soğuk algınlığı geçirirken bebeğe yaklaşmamalarını sağlamak,

Bebeğinizi alış veriş merkezleri gibi kalabalık yerleden uzak tutmak,

Bebeğinizin yanında sigara içmekten kaçınmak.

Eğer çocuk doktorunuz bebeğinizin bronşiolit ya da başka bir RSV enfeksiyonu geçirdiğini düşünürse asetaminofen gibi bir ateş düşürücü ile semptomatik tedavi önerebilir. Ciddi zatüre ya da bronşiolit hastaneye yatmayı gerektirebilir. Oksijen ve daha ağır ilaçlar bebeğinizin daha kolay nefes alması için önerilebilir. (RSV enfeksiyonu hakkında daha ayrıntılı bilgi için bkz bronşiolit sayfa 499).

Üst Solunum Yolu Enfeksiyonları

(Bkz soğuk algınlığı/Üst solunum yolu enfeksiyonu Sayfa 534)

Çoğu bebek ilk soğuk algınlığını bu ylarda geçirir. Anne sütü bir miktar koruma sağlasa da, özellikle aileden birinde de hastalık varsa koruyuculuğu yetersizdir. Enfeksiyon kolaylıkla havada damlacıklar yoluyla ya da elle temasla yayılır (Soğuk havalar ya da nem soğuk algınlığına neden olmaz). Ellerimizi yıkamak, hapşırırken ya da öksürürken ağzımızı kapatmak, hastayken öpüşmemek başkalarına bulaşmasını önleyecektir.

Bebeklerde görülen çoğu solunum yolu enfeksiyonu hafif seyreder; öksürük, akan bir burun ve hafif ateş yüksekliğine neden olur. Akan burun bir bebek için sıkıntı verici olabilir. Burnunu temizleyemeyeceği için nazal yolları mukus tıkar. Bir bebek 3 ya da 4 aydan önce ağzından rahat nefes alamaz, bu durum onun daha büyük çocuklara göre çok daha zor nefes almasına neden olur. Tıkalı bir burun aynı zamanda uykusunu da bozar çünkü nefes alamadığı zaman uyanır. Beslenmesini zorlaştırabilir, çünkü ağzından nefes alabilmek için emmeyi bırakır.

Bu problemi azaltmak için soğuk buhar uygulayın, eğer konjesyon gelişirse burnundan mukusu emmek için özellikle yemeklerden önce ve tıkanıklık çok belirgin olduğunda burun aspiratörü kullanın. Birkaç damla serum fizyolojiği (doktorun reçetelediği) burnunana mukusu inceltmek için damlatın, böylece aspiratörün etkinliği daha iyi olacaktır. Asetaminofen ateşini düşürüp onu rahatlatacak olmasına rağmen sadece doktorunuz önerdiğinde kullanmalısınız. Aspirin kullanmayın. (Bkz Reye sendromu sayfa 623).

Genel olarak bebeğiniz üst solunum yolu enfeksiyonu geçirirken onu doktora götürmenize gerek yoktur. Eğer aşağıdaki durumlardan herhangibiri gelişirse doktorunuzu aramalısınız:

Persiste öksürük,

İştahsızlık,

Ateş: 3 ayın altında bir bebek için 38.3 Co ‘nin üstünde ateş,

İleri derecede huzursuzluk

Uyku hali ve uyandırmada güçlük

İmmunizasyon

Bebeğiniz doğduktan hemen sonra Hepatit B aşısı yapılmalı ve dört hafta sonra ikinci dozu tekrarlanmalıdır.

İki aylık iken ve tekrar dört aylık iken bebeğinize yapılması gereken aşılar aşağıdadır:

DTPa

İnaktive Polio

Hib (bu aşı hafif ateşe neden olabilir, hemofilus influenza tarafından oluşturulabilecek menenjiti, zatüreyi ve eklem enfeksiyonlarını engeller)

Pnömokok

(Daha ayrıntılı bilgi için bkz sayfa 98-103 ve bölüm 24 Aşılar)

Güvenlik Kontrolü

Düşmeler

Bebeğinizi asla masanın, sandalyenin ya da yerden yüksekte bir yere oturtmayın,

Bebeğinizi yalnız başına bir yatakta, koltukta ya da sandalyede bırakmayın. Alt değiştirme masası alırken 5 cm lik yan koruma bariyeri olanlarından alın, bunu pencerenin yanına yerleştirmeyin (Alt değiştirme masası ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için bkz sayfa382-383)

Yanıklar

Sigara içerken veya sıcak birşey içerken ya da sıcak bir fırında yemek pişiririken bebeğinizi kucağınıza almayın

Hiçkimsenin bebeğinizin yanında sigara içmesine izin vermeyin

Bebeğinizi banyoya sokmadan önce dirseğinizle suyun ısısını test edin

Asla bebeğinizin sütünü mikrodalga fırında ısıtmayın

Boğulma

Sivri kenarlı ve ayrılabilir küçük parçalı oyuncaklar almayın

Eğer beşiğinde sallanan oyuncaklar kullanıyorsanız, güvenle ve sıkıca bağlandığından emin olun