Anne Sütü Ve Emzirme

Anne sütü ile beslenmenin yararları sadece bir bebeğin anne sütü ile beslenmesi sürecinin ötesindedir. Emzirme  annenin sağlığını da birçok yönden korur, ayrıca bu tip beslenmeden tüm aile duygusal ve ekonomik yönden yararlanır.

              Anne sütü ile beslenmenin bebek açısından yararları;

  • Tam olarak bebeğin gereksinimi olan besinleri içerir.
  • Kolaylıkla sindirilir ve organizması tarafından verimli şekilde kullanılır.
  • Bebeği enfeksiyonlara karşı korur.
  • Diğer tüm sütler içerik olarak ve insan bebeği için bu derecede uygun değildir.

                     Anne sütü ile beslenmenin diğer yararları;

  • Yapay sütlerle beslenmeden daha ucuzdur.
  •  Anne-bebek bağını yani yakın, sevgi dolu bir ilişkiyi kolaylaştırır.
  • Bebeğin gelişmesine yardımcı olur.
  • Yeni bir gebeliğin gecikmesine yardımcı olur.
  • Annenin sağlığını korur. (Uterusun gebelikten önceki durumuna gelmesine yardımcı olur. Bu da kanamanın azalmasını sağlar ve anneyi aneminden korur. Over kanseri riskini azaltmakla beraber meme kanseri riskini de azaltır.)

 

İNSAN VE HAYVAN SÜTÜNDEKİ BESİN ÖĞELERİ

            Bütün sütlerde yağ bulunur, bu insan ve hayvan yavrusunun ihtiyacı olan enerjinin çoğunu sağlar, hepsinde protein bulunur, büyüme için gereklidir ve hepsinde özel süt şekeri laktoz bulunur ki o da enerjiyi sağlar.

Protein: Hayvan sütleri, insan sütünden daha fazla protein içerirler. Daha fazla proteinin daha iyi olduğu düşünülebilir ancak hayvanlar insanlardan  daha hızlı büyürler ve daha yüksek protein konsantrasyonuna ihtiyacı vardır. İnsan bebeği için yüksek konsantrasyondaki süt böbrekleri yorar.

İçerikleri ayarlanmış olmakla birlikte formül (mama) sütleri de anne sütünden farklıdır. Formül sütler; soya, bitkisel yağ ve hayvan sütleri gibi birçok değişik maddeden yapılmıştır ve böbrekler için mükemmel olmaktan uzaktır.

İnek sütündeki proteinin çoğu kazeindir. Kazein bebeğin midesinde yoğun ve sindirilemeyen pıhtılar oluşturur. İnsan sütünde daha az kazein vardır ve sindirimi kolay olan yumuşak pıhtılar oluşturur. İnsan sütündeki whey-proteinleri anti-infektif proteinlerdir ve bebeği enfeksiyondan korur. Hayvan sütünde whey-proteini yoktur.

Hayvan sütü veya formülle beslenen bebeklerde anne sütü alanlara göre egzemaya ve astıma yol açan allerjiler daha sık görülür.

Yağ: İnsan  sütünde, hayvan sütü yada süt formüllerinde bulunmayan esansiyel yağ asitleri vardır. Bunlar bebeğin büyüyen beyni ve gözleri ile sağlıklı kan damarlarının gelişmesi için gereklidir. Ayrıca insan sütü; yağ sindirimine yardımcı olan lipaz enzimine sahiptir. Bu enzim hayvan sütünde ve formüllerde yoktur.

Vitamin: Bazı önemli vitaminlerin anne sütünde daha fazla olduğu görülmektedir. İnek sütü B vitaminlerini fazlasıyla içerir. Ancak insan sütündeki A ve C vitaminlerini içermez. Sağlık personeli çok erken aylarda C vitamini sağlamak için bebeğe meyve suları verilmesini önerir. Bu yapay beslenen bebeklerde gerekli olabilir ancak anne sütü alan bebek için gerekli değildir. Anne yeterli besin sütü bol, A vitamini içerir. Anne sütü çocuğun 2 yaşına kadar yeterli miktarda A vitamini sağlar.

Demir: Anemiyi önlemek için demir önemlidir. Değişik sütler benzer miktarlarda, çok az demir içerir. Fakat önemli bir fark vardır. İnek sütündeki demirin %10’u, insan sütündeki demirin % 50’si emilir.

 

ANNE SÜTÜ BİLEŞİMİNİN DEĞİŞKENLİĞİ

 Anne sütünün bileşimi hep aynı değildir. Bebeğin yaşına göre ve emzirmenin başından sonuna dek değişir. Öğünden öğüne ve gün içinde de değişiklik gösterebilir.

Kolostrum: Kadınların doğumdan sonraki ilk birkaç gün içinde ürettikleri özel bir süttür. Koyu, sarımsı yada berrak renktedir.

Birkaç gün içinde kolostrum olgun süte dönüşür. Süt miktarı artar, memeler dolu ve sert, ağrılı  hissedilir.

Kolostrumun özellikleri;

1-      Olgun sütten daha fazla antikor ve anti – infektif protein içerir. Bu kolostrumun olgun sütten daha fazla protein içermesinin bir nedenidir.

2-      Olgun sütten daha fazla akyuvar içerir. (Bağışıklığı artırır.)

3-      Kolostrumun bebeğin bağırsaklarını mekonyumdan temizlemeye yardım eden, hafif müshil etkisi de vardır. Böylelikle bilirubinde bağırsaktan atılır ve sarılığın önlenmesi kolaylaşır.

4-      Kolostrumun, bebeğin olgunlaşmamış bağırsaklarının doğumdan sonra olgunlaşmasına yardımcı büyüme faktörleri içerir. Bağırsakların erken olgunlaşması allerji ve diğer besinlere entolerans gelişmesini önler.

5-      Kolostrum, bazı vitaminler (özellikle A vitamini) yönünden olgun sütten daha zengindir. A vitamini bebekte olabilecek infeksiyonların daha hafif geçirilmesine yardım eder.

 

Sonuçta, bebeklerin ilk birkaç beslenmede kolostrum almaları çok önemlidir. Bebek

doğduğunda kolostrum memelerde hazırdır. Olgunlaşmış süt salgılanana kadar bebeklerin çoğunluğunda kolostrum bebeğin tüm besin gereksinimlerini karşılar.

 

Önsüt: Emzirmeye başlarken üretilen mavimsi süttür.

Son süt: Emzirmenin sonlarında üretilen beyazımtırak süttür. Kolostrum, daha sonraki sütten fazla protein içerir. Son süt, ilk süte göre daha fazla yağ içerir.  İçerdiği daha fazla yağ nedeniyle, önsüte göre daha beyaz görünümdedir. Anne sütü ile beslenmede sağlanan enerjinin büyük bölümünün kaynağı, son sütteki bu yağdır. Bunun için bebeği memeden çabuk ayırmamak önemlidir.  Bu şekilde yağdan zengin son sütü almasına olanak sağlanır. Önsüt daha fazla miktarda yapılır ve bebeğe protein, laktoz ve diğer besinleri bol miktarda sağlar. Bebek bu sütten fazla miktarda aldığı için, ihtiyaç duyduğu tüm suyu da ondan alır. Sıcak iklimlerde bile anne sütü ile beslenen bebeklerde 4-6 aylık olmadan önce ilave su vermek gerekmez. Ayrıca bebeğin susuzluğu diğer içeceklerle giderilirse anne sütünü de az alırlar.

Anne sütü önsüt bileşiminden son süte birden değişmez. Yağ içeriği öğünün başından sonuna doğru yavaş yavaş giderek artma gösterir.

 

EMZİRME NASIL OLUYOR

 

Areolada Montgomery bezleri denilen ve deriyi sağlıklı tutmak için yağlı bir sıvı salgılayan küçük salgı bezleri vardır.

Memenin içlerinde süt salgılama hücreleri kümelerinden oluşan ve alveol adı verilen küçük kesecikler vardır. Prolaktin adlı hormon bu hücrelerden süt salgılanmasını sağlar.

Alveollerin çevresinde, kasıldıklarında sütü meme ucuna doğru sağan kas hücreleri vardır. Oksitosin hormonu bu kas hücrelerinin kasılmasını sağlar.

Prolaktin: Bebek meme emdiğinde, meme ucundan duysal ileti beyne gider. Yanıt olarak da beyin tabanında bulunan hipofiz bezinin ön lobu prolaktin salgılar. Prolaktin kan dolaşımına karışarak memeye gider ve süt salgılayıcı hücrelerin süt salgılamalarını sağlar.

Her emzirmede bebek memede önceden salgılanmış ve hazır olan sütü kullanır.

Bu da bize bebek ne kadar emerse memenin o kadar fazla süt yapacağını gösterir.

 

FAZLA EMME FAZLA SÜT YAPAR. !!!

 

  • Geceleri daha fazla prolaktin yapılır. Demek ki süt üretimini artırmak için gece emzirmek özellikle yararlıdır.
  • Prolaktin anneyi gevşetir ve bazen uykusunu getirir; demek ki geceleri emzirse bile genellikle anne iyi dinlenir.
  • Prolaktinle ilgili hormonlar ovülasyonu baskılar demek ki emzirme yeni bir gebeliği önleyebilir.

 

Oksitosin: Bir bebek meme emdiğinde meme ucundan beyine duysal iletiler gider. Cevap olarak beynin tabanındaki hipofiz bezinin arka bölümü oksitosin hormonunu salgılar. Oksitosin kan yoluyla memeye gider ve alveol çevresindeki kas hücrelerinin kasılmasını sağlar. Bu sütü alveollerden kanallara ve laktifer sinüslere akmasını sağlar. Bazen süt dışarı akar. Bu oksitosin yada süt salgılanması refleksidir.

İyi duygular, bebeğiyle mutlu olmak, ve sevgiyle onu düşünmek ve sütünün onun için en iyi  şey olduğunu düşünmek, oksitosin reflexinin çalışmasına ve sütün akmasına yardımcı olur. Bebeği görmek ve ona dokunmak bağırdığını duymak da refleksi harekete geçirebilir.

Ancak ağrı, endişe yada sütün yeterli olmadığını düşünmek gibi kötü duygular refleksi baskılayıp sütün akmasına engel olabilir.

 

Emzirmenin bebek ve annesi için önemli psikolojik yararları vardır.

–          Emzirme annenin bebeğiyle yakın ve sevgi dolu bir ilişki kurmasına yardımcı olur. Anne duygusal anlamda tatmin olur.

–          Bebekler doğumdan hemen sonra annelerinin yanına alınır ve emzirilirlerse daha az ağlarlar ve daha hızlı gelişirler.

–          Emziren anneler bebeklerine daha şefkatli davranırlar ve bebeğin bakımı ve gece beslenmeleri konusunda daha az yakınırlar.

Bazı çalışmalara göre emzirme çocuğun entelektüel gelişimine yardımcı olabilir. İlk haftalarda emzirilen DDT bebekler ileri yaşlarda zeka testlerinde yapay beslenmiş olan çocuklardan daha başarılı oldukları saptanmıştır.

[rule_top]

BEBEK MEMEYİ NASIL DAHA İYİ KAVRAR?

 

Bebek emzirilmeye başlanmadan önce anne el ve göğüs temizliğinin yapılması gerekmektedir. Göğüs temizliği için herhangi bir şekilde sabun , şampuan veya karbonatlı su kullanılmasına gerek yoktur. Göğüs bakımı sadece ıslanmış pamuk yardımı ile yapılabilinir. Her emzirme öncesi göğüs temizliği ve el temizliği yapılması konusunda anne bilgilendirilmelidir.

 

Anne bebeğini emzirmeye almadan önce mümkün olduğunca oturtulması gerekmektedir. Ancak kucağı düz olmalıdır. Bunun için gerekirse ayaklarının altına bir yükselti konabilir. Bebeği rahatça tutması için annenin arkası veya kolları yastıkla desteklenebilir. Bebeğin anneye yaklaşması için annenin kucağına da bir yastık konulabilir.

 

Anne göğsünü eskiden kullanıldığı gibi makas pozisyonunda değil, elin 4 parmak göğüs altında baş parmak üstte  olacak şekilde kavrar. Bebek ağzını iyice açarak ve dilini hareket ettirerek emer. Bebeği yavaşça memeye yaklaştırır ve meme başını bebeğin ağzına dokundurmak ağzını açması sağlanır. Ağzını açtığında bebeği çabuk ve yumuşak bir şekilde memeye yerleştirilir. Bebeğin iyi emmesi için ağzıyla yalnız meme ucunu değil, etrafındaki kahverengi (aerola) alanı da kavraması gerekir.

 

–          Meme olabildiğince ağzı doldurmuş

–          Ağzı tam açık

–          Çene memeye dayanmış

–          Alt dudak dışa doğru kıvrılmış

–          Ağız içinde yalnız meme ucu değil meme ucunun çevresinde bulunması sırasında çenenin bazen de kulaklarının hareket ettiği görülür. Bebek memeyi bu şekilde ağzına alırsa, doğru şekilde emebilir. Bebek için memeye iyi yerleşmiş deriz.

BİR BEBEK MEMEYE YANLIŞ YERLEŞTİRİLMİŞ İSE,

Sütü etkin bir şekilde alamaz. Bu emme şekline etkisiz emme denir.

Sonuçta şunlar olabilir;

–          memeler sütle dolu kalabilir

–          süt yavaş geldiğinden bebek tatmin olmayabilir. Fazla ağlayabilir, sık beslenmek ya da uzun süreli beslenmek isteyebilir

–          bebek yeterli süt almayabilir. O kadar sinirlenir ki anne sütü ile beslenmeyi tümden reddedebilir.  Tartı duraklayabilir. Oksitosin refleksi iyi çalışıyorsa en azından birkaç hafta sık beslenerek yeterli anne sütü alabilir. Ancak bu anneyi yorar.

–          Süt boşalmadığından memeler daha az süt yapar.

 

Beebekler ilk haftalarda saat başı gibi kısa sürelerle emzirilebilinir. Ancak normal beslenme zamanı 2-3 satte bir tek göğsü 15-20 dakika emmesi ile olur. Bu süre 2- 2,5 ay devam eder daha sonra bebek kendi biyolojik saatini ayarlar ve zaman aralığını 3-4 saate çıkartır.

Her anne, sütünün bebeği için yeterli olduğundan emin olmak ister. Bebeği çok ağlıyorsa, az uyuyorsa, huzursuzsa anne sütünün yeterli olmadığını düşünür ve kaygılanır. Oysa bu belirtiler başka nedenlerden de kaynaklanabilir. Böyle durumlarda anneler çoğu kez bu konuda bilgili bir kişiye danışmadan ek mamalar vermeye başlarlar. Böylece anne sütü ile beslenmeden uzaklaşılır. Sağlıklı her anne, doğru teknikle emziriyorsa, ilk haftalarda sık ve geceleri emziriyorsa, yeterli sıvı alıyorsa, aşırı yorulmuyorsa bebeği için yeterli süt üretebiilir. Bebk günde en az 5-6 defa idrar en az 2 defa defekasyona çıkıyorsa, ağırlığı haftada 150-200 gr artıyorsa annenin sütü yeterlidir.

SÜT SAĞILMASI

Şu durumlarda yararlıdır.

–          Tıkanık şiş memeyi rahatlatmakta

–          Kanal tıkanıklığını ya da süt birikimini tedavi etmekte

–          Çökük bir meme başından emmeyi öğrenene kadar bebeği beslemekte

–          Emmeyi düzenlemede zorluk çeken bir bebeği beslemede

–          Memeyi istemeyen bir bebeği emmekten hoşlanmayı öğrenene kadar beslemekte

–          Düşük doğum tartılı ve ememeyen bir bebeği beslemekte

–          Yeterli ememeyen hasta bir bebeği beslemekte

–          Anne ya da bebek hastaysa sütün kalanını saklamak için

–          Annesi işe gittiğinde bebek için süt saklanması gerektiğinde

–          Anne, bebekten uzakta iken süt akmasını önlemek için

–          Bebeğin çok dolu bir memeyi almasını kolaylaştırmak için

–          Sütü direkt bebeğin ağzına sağmak için

MEMELERE İLİŞKİN SORUNLAR

 

Emzirme konusundaki bazı meme sorunları:

-düz ya da içe dönük meme uçları ve uzun ya da büyük meme uçları

-tıkanma

-kanal tıkanıklığı ve mastit

-yaralı meme ucu ve meme ucunda çatlaklar

 

Bu durumların tanısı ve gerekenlerin yapılması, annenin rahatlaması ve emzirmenin devamı açısından önemlidir.

Birçok annne, memelerinin boyutları konusunda kaygılanırlar. Küçük memeli kadınlar yeteince süt üretemeyeceklerini düşünürler. Oysa ki memenin boyutu yağ dokusuna bağlıdır, süt bezleri ile ilgili değildir.

ANNEYE ÖĞÜTLER

*Memeyi günde sadece bir kez sabunsuz yıka

*ilaçlı losyon ve merhemlerden kaçının

*en son gelen sütü meme ucu çevresine sür.